Sunday, January 29, 2012
kedidirokedi:

“Uzun zamandır yazmadığımı farkettim. İçimde biriktirdikçe taşıyamaz oldum sözcükleri. Bazı harflEr haddinden fazla ağırdı zaten. Yoruldum..
O gideli uzun zaman oldu.Ne ben aradım,ne o sordu.Birbirimizden bihaber hayatlarımızı yaşamaya devam ettik. O, havadaki oksijen miktarını azaltmaya devam ettiği sürece içim rahat. Başlangıçta gidişine bir hâyli üzülsem de bunun fayda etmeyeceğini anladım, ruhumdaki okyanus bazen kurur gibi oldu, içimdeki balıkları öldürme telaşıyla uzun bir süre yaşadım..
Hatıralar, geceleri acılarla seviştikçe yeni acılar doğdu. Bu bir süre nüksetti..Sonra hatıraları öldürmeye karar verdim.. Acılarım dul kaldı.. Zamanla başka bedenlere göç ettiler..
Kış ise soğuk ve onsuz geçti.. 
Üzülmedim.. 
Üşüdüm sadece..
..
Şurada bahara ne kaldı zaten..
Göçmen kuşlar da yola çıkmıştır üstelik..
Peki ya o ?
..
Beklemiyorum,o da gelmiyor..”

kedidirokedi
Fotoğraf: ” “

kedidirokedi:

“Uzun zamandır yazmadığımı farkettim. İçimde biriktirdikçe taşıyamaz oldum sözcükleri. Bazı harflEr haddinden fazla ağırdı zaten. Yoruldum..

O gideli uzun zaman oldu.Ne ben aradım,ne o sordu.Birbirimizden bihaber hayatlarımızı yaşamaya devam ettik. O, havadaki oksijen miktarını azaltmaya devam ettiği sürece içim rahat. Başlangıçta gidişine bir hâyli üzülsem de bunun fayda etmeyeceğini anladım, ruhumdaki okyanus bazen kurur gibi oldu, içimdeki balıkları öldürme telaşıyla uzun bir süre yaşadım..


Hatıralar, geceleri acılarla seviştikçe yeni acılar doğdu. Bu bir süre nüksetti..Sonra hatıraları öldürmeye karar verdim.. Acılarım dul kaldı.. Zamanla başka bedenlere göç ettiler..

Kış ise soğuk ve onsuz geçti.. 


Üzülmedim.. 


Üşüdüm sadece..

..

Şurada bahara ne kaldı zaten..


Göçmen kuşlar da yola çıkmıştır üstelik..


Peki ya o ?

..

Beklemiyorum,o da gelmiyor..”

kedidirokedi

Fotoğraf: ” “

Sunday, January 22, 2012

(Source: ladyjay91)

Thursday, January 19, 2012

böyle bi kafam olsun sadece, kalan her şey gereksiz.

Thursday, January 12, 2012

mesele

sigara içerken kitap okumaya korkuyorum. yada kitap okurken sigara içmeye. çünkü sigara içerken burnumu yada masa örtüsünü yaktığım gibi kitabın sayfalarını yakmaktan korkuyorum. sayfaları sigara yanığı olan bi kitabı okumak istemiyorum. çünkü bazı kelimeleri artık anlayamayabilirim. hem henüz sigara içtiğim gerçeği bende saklı olan bir sır. kitabım başkalarının eline geçtimi açıklama yapmak zorunda kalmak istemiyorum. aslında bakılırsa masa örtüsündeki bu yanığı nasıl açıklayacağıma dair hiç bir fikrim de yok şuan. bunu bir sonraki sigara içişimde düşüneceğim. ama bir sonra ki sigara içişimde kitap okumayacağım. şarkı dinleyeceğim.

Monday, January 2, 2012

allah belasını versin lan versin işte. bok olsun. 

Sunday, January 1, 2012
akustikadam:

”İnsanı iki şey blues’a iter; ya açsındır, ya da aşık..” - Waters

hem aşık hem de aç sayıldığımdan olsa gerek blues hayatımın soundtrackiymiş gibi hissediyorum

akustikadam:

”İnsanı iki şey blues’a iter; ya açsındır, ya da aşık..” - Waters

hem aşık hem de aç sayıldığımdan olsa gerek blues hayatımın soundtrackiymiş gibi hissediyorum

(Source: naiftrek)

Friday, December 30, 2011

Senin süper güçlerin değil, süper göçlerin vardı zaten.

matmazelinmelodisi:


- Neyse ki “Herkes herkessiz yaşayabilir.”

Thursday, December 29, 2011
bi insan sıkılıyorsa sıkılıyordur yani

bi insan sıkılıyorsa sıkılıyordur yani

(Source: imgfave)

Tuesday, December 27, 2011

…sen bir susun, bağırmak benim işimağırım, isyanlara doğruyum, yataklardanım- üstüme sinmişliğin var-Turgut Uyar - Dünyada *


sen bir susun, bağırmak benim işim
ağırım, isyanlara doğruyum, yataklardanım
- üstüme sinmişliğin var-

Turgut Uyar - Dünyada *

(Source: matmazelinmelodisi)

karanlıktan önce

sokaklardan yürüyüp geçiyorum…
lime lime olmuş lağım borularından akan
pislikten harab olmuş sokaklardan geçiyorum…
zamanın gerisinde kalmış,
öyleki üzerinize yıkılır diye…
atlamaktan korkacağınız binalar…
sizi tartan ve hakkınızda hüküm veren,
zamanın gerisinde merhametsiz yüzler…
zamanın gerisinde kalıp,
kapanmış dükkanlar…
kapanmış çarşılar…
kapanmış parklar…
kapanmış kafeler…
bazen karşınıza tozlu levhalar,
gerekçeler çıkıyor…
“restorasyon için kapalı”
“tamir nedeniyle kapalı”
ne tür tamiratlarmış bunlar?
acaba ne zaman bu sözde restorasyon işleri bitecek?
asıl ne zaman başlayacak bu sözde tamirat ve yenilemeler?
kapalı…kapalı…kapalı…
herşey kapalı…
geliyorum, sayısız kilidi açıyor
ve süreksiz merdivenlerden yukarıya hızla çıkıyorum…
ve o işte orada,
beni bekliyor…
örtüsünü kaldırıyor,
onun tozlu soğuk bedenine bakıyor…
ve tozunu silip,
onu okşuyorum…
ellerimle, nazikçe, arkasını,
üzerini ve yanlarını siliyorum…
onun önümde kendimi,
çaresiz ve mutlu hissediyorum…
parmaklarımı tuşları üzerinde gezdiriyorum
ve aniden her şey başlayıveriyor…
önce ufaktan ufaktan,
çınlayan bir sesle müzik başlıyor,
sonra yavaş yavaş hızlanıyor…
şimdi son sürat çalıyor…
duvarlar, ağaçlar, sokaklar,
katedraller, yüzler ve sahiller…
hücreler,
küçük hücreler ve büyük hücreler…
yıldızlı geceler, çıplak ayaklar,
çam ağaçları, bulutlar
yüzlerce, binlerce,
belki bir milyon papağan,
bir iskemle, bir sarmaşık….
hepsi benim çağrıma karşılık veriyor,
ve bana geliyor…
duvarlar geri çekiliyor, çatılar yok oluyor,
ve sen son derece doğal bir halde
havada öylece sürükleniyorsun…
olduğun yerden kurtulup süzülüyorsun,
ve yükseldikçe yükseliyorsun…
başka bir yere götürülüp,
naklediliyor, ölümsüz kılınıyor,
ve kurtarılıyorsun…
o, güç fark edilen 
ama sürekli ritme şükürler olsun…
aralıksız “tap-tap” diye ses çıkaran,
o müzik…

reinaldo arenas

# before night falls